28 Haziran 2015 Pazar

KENDİNİ KISITLAMAK: STRESLERİN EN BÜYÜĞÜ

Kendi çapımda bir deney yapıyorum.

Masada diyelim ki sağlıklı 10 çeşit, sağlıksız 2 çeşit yemek var. Sağlıklısından 1-2şer yemek kaşığı, sağlıksızından 1'er yemek kaşığı alıyorum tabağıma. (O tabak illa ki dolacak ama)

Sonuçlar gerçekten çok mutluluk verici oluyor. Sağlıksız ve güzel tadan şeylere ilgim gitgide azalıyor, tabağını daha çok sağlıksız şeylerle dolduran akşam yemeği kankilerimle de aynı zevki alıyorum. Bir de bonus olarak, masadan daha doygun ve hafif hissederek kalkıyorum.

Haftasonlarımı resmi olarak kendime dinlenme günleri ilan ettim. Bir de üstüne haftaiçlerinde yaptığımdan daha çok cheat-day yapıyorum. (Alkol de ekliyorum menüme)  Bunun da sonuçlarını görüyorum. Sebebi kendimi kısıtlamam falan değil alkolü haftasonuna koymanın. Haftaiçlerinde dinç olmaya ihtiyacım var, alkol de beni çok çarpıyor n'apayım? Tüm bunların da pozitif sonucunu gördüm. Hem gece uyku saatim arttı, hem de göt-göbek olma yolunda ivme kazandım!

Haftaiçleri yaptığım koşudaki sprint sayımı 5'ten 2'ye indirdim. Geçen haftaki koşularımdan sonra hissettiğim mutluluk+vicdan azabı duygu karışımından vicdan azabını eksiltmeye karar verdim.

Hani derler ya, zaman her şeyin ilacıdır, diye. Gerçekten haklılar... Ben bunca zaman kendime iyileşmek için zaman vermedim. Sadece 'hadi iyileş, hadi gör şu periyodunu. Hadiii. Hadiiiii' diye aynada kendi kendime kafayı yiyip, iyileşme sürecini daha da erteledim.

Rahat bırakınca her şey yoluna giriyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder