Her cumartesi erkek arkadaşımla benimsediğimiz bir dans kursu rutinimiz var. Bugün de günlerden cha cha'ydı. (Özlemişim!)
Tam bir hevesle şortumu t-shirtümü giymişim hazırlanmışım, babam gitmeden beni yakalayıp: 'Kızım sen artık spor yapmıyorsun di mi?' diye beni sorguya çekti.
Önce basit bir 'hayır'la yetindim. Ama sonradan kendi kendime uzuunca bir süre önce verdiğim 'Ailene artık yalan söylemek yok, eksik bilgi verebilirsin arada ama yalan kesinlikle yasak' sözünü hatırlayıp: 'Haftada 2-3 (5 değil!)... 10 dakika falan (30-35 dakika değil!) hafif koşu (sprint serpiştirme yok!)... Yoga öncesi hani enerji versin diye (yarım saatlik kas çalışmaları değil!)'
Babama verdiğim bunca eksik bilgi bile adamcağızı korkutmaya yetti tabii ki...
'Kızım seni zorlamıyorum, ama biliyorsun... Sporu bırakman gerek. En azından bir süreliğine. Zaten yürüyüşünü yapıyorsun... O sana yeterli sağlığını korumak için.'
Babama uğraşacağımı, iyiye gittiğimi, sadece zamana ihtiyacım olduğunu söyledim. Bu sabah Maçka parkında hafif tempo koşarım diye umuyordum ama o konuşmadan sonra yürüyüşle yetinesim geldi. Yürüyüşümü tamamlayıp erkek arkadaşımla (L oluyor kendisi) buluşmaya yollandığımda dayanamayıp ağladım hafiften ne yalan söyleyeyim. Ama koşuyu bırakmak zorunda olduğumu bildiğimden mi... Aylardır kendimi kandırdığımdan mı... Neden bu kısır döngüyü bir türlü bozamadığımdan mı... Bilemiyorum.
Dans sonrası L'yi Taksim'deki bir kiliseye sürükledim. Ne zaman kendimi garip hissetsem oraya gidip mum yakarım. Uzun zamandır yapmadığım bir şeydi. L bunu görüp dalga geçer diye düşünüyordum, ama sanırım halimden anlayıp hafif bir tebessümle yetindi. Hatta o da mum yaktı.
Şu aralar inanca ihtiyacım var. Elimde olsa oruç da tutarım ama malnütrisyon hastalığından yeni kurtulan biri olarak besin düzenimle oynamak için doğru zaman değil gibi geliyor...
Koşunun bana hiçbir yararı olmadığını biliyorum. Ama her koşu sonrası insanların bana takdirle bakması, 'Nasıl bu kadar uzun süre o deparı atabiliyorsun!' demesi... Kendimi maraton şampiyonuymuşum gibi hissettiriyor. Değerliymişim gibi.
Halbuki benim başka insanların takdirine ihtiyacım da yok ki!
Kendimce bir karar verdim. Koşuyu hafifleterek bırakacağım. Bu hafta, her hafta yaptığım koşu rutinini 20 dakikaya indirgeyip, araya yürüyüş serpiştirmeyi düşünüyorum.
Bakalım n'olacak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder