Sabah annemlerle keyifli bir kahvaltı sohbeti ettik. Kuzenimin minikliğindeki yaramazlıklarıydı konu. Annem çok eğlenerek anlatır kuzenimi ve afacanlığını. Ancak bazen yanlış kişilere anlattığını düşünür. Yengem gibi. Ona iyi niyetle kuzenimin minnaklığını anlattığında, yengem bunu tüm sülaleye evire çevire kendi dilinden anlatınca biraz yanlış anlaşılmalar mı ne olmuş, benim şimdiki 2.10 m'lik izbandot sessiz sakin kuzenim de kendini rezil hissetmiş, o yüzden teyzem de annemi haşat etmiş kuzenimin küçüklük anılarını ulu orta paylaştığı için.
Bir insanın çocukluğu neden utanç konusu olur ki? Adı üstünde, çocukluk. Hata yapmanın en temiz zamanı değil mi?
Bu akşam da en büyük kuzenim çocukları ve eşiyle gelecek. Beni en son 5-6 yıl önce mi ne görmüşlerdi.
Sorun şurada. Normal ve sağlıklı bir fiziğim var, ama 5-6 yıl öncesine göre hala inceyim. Biraz daha... Hatta bence aynı gibiyim ama anneme göre değilim.
Sanırım annem bu durumu akrabalara göstermekten pek de hoşnut değil.
Bana normalde herkesin çok yakıştırdığı puantiyeli bir elbise giydim. 'Seni ince göstermeyen bir şey giy. Şimdi laf ederler.' dedi annem. Sanırım biraz üzüldüğümü fark etmiş olacak, 'iyi tamam bu da güzel.' diye düzeltip kaçtı gitti.
Allahtan öğleyin L'den birkaç iltifat almıştım da, bugün kendimi hilkat garibesi gibi hissetmiyorum.
Ama ne yalan söyliyim, o dakikalarda biraz gözlerim dolmadı değil.
Ne zaman atlatıcam ben bunları?
Eskiden insanlar bana 'Ne kadar incesin, biraz kilo al, bu bel ne öyle?!' dediğinde bunu hoş bir iltifat olarak algılardım.
Tekrar öyle algılayabilmek istiyorum.
Sinir oldum ya... Tüm Türkiye'nin derdi 'Savaşa mı girdik' sorunsalıyken ben niye hala dış görüntüme yapılan yorumlarla uğraşıyorum ki? Böyle biri değildim ben!..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder