27 Ağustos 2015 Perşembe

AĞLAMAK HEP KÖTÜ MÜDÜR?

Sevgili günlük,

Okuldaki hocalarla arkadaş oldum. Her biri bana bir zamanlar öğrencileri olduğumu onlara unutturduğumu, beni kardeş gibi gördüklerini söylüyor. Önümde birbirlerini çekiştiriyor, benden yorum bekliyorlar.

Vaktinde dedikodusunu yaptığımız, 'Iyy, yine en iğrenç yerden soru pörtletip heppiciğimizi sınavda yere serecek' dediğimiz muhteşem kadınlarla böyle bir muhabbete girebileceğime asla inanmazdım...

Onlarla yakınlaştıkça, benimle ve özel hayatımla da ilgilenmeye başladılar. Ailemi, erkek arkadaşımı, hobilerimi sorup hakkımda fikir edinmeye çalışıyorlar.

Sanırım yaşıtlarım Bodrum'da Hawai'de denizin güneşin keyfini sürerken, ben niye ısrarla okulda popomu kırıp bilgisayar programlarıyla uğraşıyorum ya da fareleri asıp kesiyorum, bunu merak ediyorlar.

Onlara, 'burada yaptıklarım beni mutlu ediyor' dediğimde, önce anlamsız anlamsız suratıma bakıyorlar. Sonra da 'Çok ilginç, ama doğru söylüyorsun. Bizimle vakit geçirmeye başladığından beri cıvıl cıvıl bir şey oldun.' yorumları yağdırıyorlar.

Ama sanırım, en çok da dış görüntümün günden güne normalleşmesinin, ehem pardon, değişmesinin sebebini çözmeye çalışıyorlar. Bugün sonunda dayanamadılar ve sordular:

'Sen niye o kadar kilo vermiştin? N'olmuştu?'

Kendimden emin bir şekilde, utanmadan, dürüstçe cevaplayabiliyorum:

'Uzun süreçli, ağır bir depresyon atlattım.'

Bunu dedikten sonra gram pişmanlık duymuyorum. Karşımdaki insanın tepkisiyse; takdir, merak ve sevimli bir gülümseme oluyor:

'Nasıl atlattın?'

'Güçlenmeye karar verdim. Güçlendikçe kendimi sevdim. Kendimi sevdikçe de daha da güçlenmeye karar verdim'

Karşımda az evvel tebessüm ve merakla bana nasıl atlattığımı soran kadın, söyleyiş tarzımdan mıdır nedir bilmem, önce tepkisiz kalıyor, sonra gözünden yaş gelmeye başlıyor. Daha sonra kendine hakim olamayıp hüngür hüngür ağlıyor ve bana sarılıyor.

Hayır, bu kadın o bildiğiniz drama queen'lerden biri değil.

Bu kadın harbi bir kadın.

Etrafımda bulunan diğer bütün kadınlar gibi.

Kim demiş ki ağlamak güçsüzlüktür diye?

Güçlüler de ağlar!

Çünkü güçlüler acıyı bilir. Acının üstesinden gelebilmek için mücadele ederken güçlü olurlar.

Haliyle acıdan korkmazlar. Acıyı bastırmaya ihtiyaç duymazlar.

Acı ağlatır arkadaşlar. Bastırılmayan acı hele kesin ağlatır.

Ağlamaktan korkmayan, utanmayan insan güçlüdür.

Ağladığını gizleyen adam, güçsüzdür, adam değildir, çocuktur.

Tuvalete kaçıp ağlayan bir kadın, kadın değildir, çocuktur.

Ağlamaktan korkmuyorum. Ağlayanlardan hiç korkmuyorum. Onlar beni kendime getirdi.

İyi geceler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder