Annemler, 'Yeter artık popon Nicki Minaj kadar oldu nerdeyse, abanma şu yemeklere' demeye başladı.
Ama hala %100 vücut fonksiyonlarım yerine gelmiş değil.
Nerede yanlış yaptığımı bilmiyorum.
Belki de yanlış yapmıyorumdur. Olması gereken budur.
Ama şu ana kadar yaşadığı tüm hayatını, ileride sahip olmak istediği bebeğin gurur duyacağı bir anne olmak üzere planlamış biri olarak, sinirlerim bozuk olduğunda kaderci yaklaşımımdan azıcık sapmıyor değilim. 'Her işte bir hayır vardır' felsefesini bir kenara bırakıp, 'Bu ceza biraz ağır değil mi?' diye sorgulayasım geliyor boşluğu.
Bugün de, kuaföre gidip biraz kafa dinleyeyim derken kucağıma verdikleri minnak bebeğe baktığımda, aynı sorgulamalar geçti içimden. Sonra da dayanamayıp gözlerim doldu. Kuaför anlam veremediğinde, 'Duygulandım, aşırı sevimli bir şey değil mi?' diye gülümsemeye çalıştım, ama beceremiyorum işte ağlamayı saklamayı kendimi bildim bileli... Gülümserken ağladım, ağlarken gülümsedim.
Belki de sadece mutluluktan ağlamışımdır, bilmiyorum...
İnsanlar neler atlatıyor... Ben niye bunu takıyorum ki kafaya?
Sanırım ben şımarığım... Ya da nankörüm...
Ne zaman ağlamayı kesicem?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder